Roman Sanatı - Milan Kundera (13-19.k.97)
Benimle Tanışmadan Önce - Julian Barnes (-19.k.97)
Dokunma - Gabriel Josipovici (15-21.k.97)
Okuma Üzerine - Marcel Proust (24.k.97)
İskambil Kâğıtlarının Esrarı - Jostein Gaarder (29.k-2.ar.97)
Solgun Ateş - Vladimir Nabokov (-18.ar.97)
Dünya Nimetleri ve Yeni Nimetler - André Gide (1-12.o.98)
Tanrı Gelini Sibyl - Pär Lagerkvist (3-5.ş.98)
Jaguar Güneş Altında - Italo Calvino (10.ş.98)
Sodom ve Gomorra - Marcel Proust (16-25.ş.98)
Maşenka - Vladimir Nabokov (2-4.mt.98)
Batak - André Gide (4-5.mt.98)
Işık Bahçeleri - Amin Maaluf (-20.mt.98)
Kişisel Bir Sorun - Kenzaburo Oe (30.n-1.mt.98)
Aşkın Suçları - Marquis de Sade (29.n.98)
Bir Aşk Söyleminden Parçalar - Roland Barthes (12-16.my.98)
Genç Werther'in Acıları - Johann Wolfgang Göethe (18-19.my.98)
Beşinci Çocuk - Doris Lessing (24.my.98)
Murphy - Samuel Beckett (-1.h.98)
Son Perde - Roald Dahl (1-2.h.98)
Ficciones - Jorge Louis Borges (-5.h.98)
Ay Sarayı - Paul Auster (8-16.h.98)
Bir Maskenin İtirafları - Yukio Mişima (17-22.h.98)
Hawkline Canavarı - Richard Brautigan (22-23.h.98)
Kürtaj - Richard Brautigan (29-30.h.98)
Yani Rüzgâr Her Şeyi Alıp Götürmeyecek - Richard Brautigan (19-20.t.98)
Küçük g - Patricia Highsmith (-15.t.98)
Şamata - Patricia Highsmith (31.t-12.ağ.98)
Yalnızlığın Keşfi - Paul Auster (-20.ağ.98)
Beyaz Otel - Donald Michael Thomas (24-31.ağ.98)
Roman Gibi - Daniel Pennac (8-9.eyl.98)
Pornografi - Witold Gombrowitcz (10-16.eyl.98)
Mercier ile Camier - Samuel Beckett (29.eyl.98)
Wittgenstein'ın Yeğeni - Thomas Bernhard (30.eyl-1.ekm.98)
Gülüşün ve Unutuşun Kitabı - Milan Kundera (5-12.ekm.98)
Cennetin Dibi - Gündüz Vassaf (5-14.ekm.98)
Kulaktaki Meşale - Elias Canetti (-7.k.98)
Vathek - William Beckford (27-29.ar.98)
Kurtarılmış Dil - Elias Canetti
Kimlik - Milan Kundera (24.h.99)
Willard ve Onun Bowling Kupaları - Richard Brautigan (26.h.99)
Swann'ların Tarafı - Marcel Proust (h.99)
Troya'da Ölüm Vardı - Bilge Karasu (bhr.99)
İskenderiye Dörtlüsü=
Justine - Balthazar - Mountolive - Clea - Lawrence Durrell (güz.98, kış.bhr.99)
Monsieur - Lawrence Durrell (my-h.99)
Üç Aynalı Kırk Oda - Murathan Mungan (h.99)
Livia - Lawrence Durrell (h.99)
Geceyarısını Dört Geçe - Stephen King (t.99)
Oyun - Stephen King (t.99)
Falcı - Stephen King (t.99)
Lağımlaranası ya da Beyoğlu - Bilge Karasu (t-ağ.99)
Cebidelik - Paul Auster (ağ.99)
Divan - Irvin D. Yalom (eyl.99)
Dolores Claiborne - Stephen King (eyl.99)
10 1/2 Bölümde Dünya Tarihi - Julian Barnes (ekm.99)
Arthur Gordon Pym'in Öyküsü - Edgar Allen Poe (-29.ekm.99)
Lord Arthur Sevile'in Suçu - Oscar Wilde (1-2.k.99)
Merkür - Amelié Nothomb (k.99)
Bir Dinozorun Anıları - Mina Urgan (k.99)
Anayurt Oteli - Yusuf Atılgan (o.00)
Bodur Minareden Öte- Yusuf Atılgan (24.o.00)
Pnin -Vladimir Nabokov (-26.ş.00)
Günübirlik Acı - Françoise Sagan (-27.ş.00)
Timbuktu - Paul Auster (my.00)
Rua Dam Vale - Vladimir Nabokov (h.00)
Balığın Esir Düştüğü Yer - Cem Akaş (t.00)
Köşeye Kıstırmak - Paul Auster (t.00)
Rüyalar ve Karabasanlar - Stephen King (t.00)
Hayaletin Garip Huyları - Stephen King (t.00)
Azrail Koşuyar - Stephen King (t.00)
Ripley'in Oyunu - Patricia Highsmith (t.00)
Metroland - Julian Barnes (t.00)
Tristram Shandy - Laurence Sterne (t.00)
Odun Kesmek - Thomas Bernhard (t.00)
Albayım Beni Nezahat ile Evlendir - İlhami Algör (ağ.00)
Hotel Du Lac - Anita Brookner (ağ.00)
Diana - Carlos Fuentes (ağ.00)
Seni Sevmiyorum - Julian Barnes (ağ.00)
Rüya Sakinleri - Iris Murdoch (k.00)
Tutku - Jeanette Winterson (ar.00)
Kinyas ve Kayra - Hakan Günday (ar.00)
Tek Meyve Portakal Değildir - Jeanette Winterson (ar.00-o.01)
Mahzen - Thomas Bernhard (o.01)
Flaubert'in Papağanı - Julian Barnes (o.01)
Bendeniz Duffy - Dan Kavanagah (0.01)
Kahramanlar Alanı - Thomas Bernhard (ş.01)
Duygu Yolculuğu - Laurence Sterne (ş.01)
Kambur - Şule Gürbüz (ş.01)
Mahpus - Marcel Proust (ş-mt.01)
Cam Kent - Paul Auster (mt.01)
Hayaletler - Paul Auster (mt.01)
Kilitli Oda - Paul Auster (mt.01)
Yanardağ Sevgilim - Susan Sontag (mt.01)
İnsandan Öte - Theodore Sturgeon (mt.01)
Tatlı Hastalık - Patricia Highsmith (n.01)
Gözlerin Oyunu - Elias Canetti (n.01)
Merhameti Ertelemek - Patricia Highsmith (n.01)
Oklukirpi - Julian Barnes (10-11.n.01)
Kara Prens - Iris Murdoch (-2.my.01)
Kurtadamın Döngüsü - Stephen King (h.01)
Romantik Hareket - Alain de Botton (t.01)
Kıskanmak - Nahid Sırrı Örik (ar.01)
Aşk Üzerine - Alain de Botton (o.02)
Yıldız Olmak Kolay mı - Nahid Sırrı Örik (o.02)
Aşk Vesaire - Julian Barnes (ş-mt.02)
Kar - Orhan Pamuk (ş.02)
Bilmemek - Milan Kundera (ş.02)
Ben Gidiyorum - Jean Echenoz (my.02)
Yüksek Topuklar - Murathan Mungan (h.02)
Bir Satranç Öyküsü - Stefan Zweig (h.02)
Öp ve Anlat - Alain de Botton (h.02)
İshak - Onat Kutlar (my.02)
Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir - Alain de Botton (02)
Edith'in Güncesi - Patricia Highsmith (?)
Melekler Erkek Olur - Hamdi Koç (t.02)
Şibumi - Trevanian (eyl-ekm.02)
Dizüstü - Jeanette Winterson (ekm.02)
Sonsuz Aşk - Ian McEwan (eyl.02)
Genç Kızlar Labirentinin Esrarı - Eduardo Mendoza (ekm.02)
Gelecekten Anılar - William Morris (ş.03)
Benimle Tanışmadan Önce - Julian Barnes (ş.03)
Yalan Dolan Kenti - Dan Kavanagh (ar.02)
Tekmeyi Yapıştırmak - Dan Kavanagh (ar.02)
Çulsuzlar - Dan Kavanagh (ar.02)
O Saatte, O Yerde - Serdar Rifat Kırkoğlu (o.03)
Kıran Kırana - Amélie Nothomb (ş-mt.03)
Kadınlar Okulu - André Gide (k.02)
Sürgünler - James Joyce (k.02)
Şiddetin Mitolojisi - Veysel Atayman (n.03)
Seyahat Sanatı - Alain de Botton (ş-mt.03)
Siyah Köpekler - Ian McEwan (n.03)
İyi İş - David Lodge (my.03)
Go Ustası - Yasunari Kawabata (my.02)
Olağanüstü / Üç Kimyasal Romans - Irvine Welsh (3.h.03)
Çiçeklerin Tanrısı - Hamdi Koç (-7.h.03)
Yanılsamalar Kitabı - Paul Auster (-20.h.03)
Baudolino - Umbero Eco (-22.t.03)
İngiltere İngiltere'ye Karşı - Julian Barnes (-28.t.03)
Anahtar Sahipleri - Milan Kundera (9-10.eyl.03)
Kurtlar İmparatorluğu - Jean-Christophe Grange (8-16.eyl.03)
İnci Gibi Dişler - Zadie Smith (8-23.eyl.03)
Belirsizlik - Michel Rio (30.ekm ve 1.k.03)
Bizi Biz Yapan Hikâyeler - William Lowell Randall (k.03)
Tıkanma - Chuck Palahniuk (ar.03)
Cinayet Sanatı - Peter Ackroyd (-ar.03)
Amerika'da - Susan Sontag (-25.h.04)
Felsefenin Tesellisi - Alain de Botton (1-6.t.04)
Bengal Geceleri - Mircea Eliade (-7.t.04)
En Acıklı Öykü / İyi Asker - Ford Madox Ford (15.t.04)
Peygamber Cinayetleri - Mehmet Murat Somer (-t.04)
Kefaret - Ian McEwan (16-18.t.04)
Barbarları Beklerken - John Maxwell Coetzee (t.04)
Gösteri Peygamberi - Chuck Palahniuk (t.04)
Oğullar ve Rencide Ruhlar - Alper Canıgüz (1-4.ağ.04)
Kitab-ı Duvduvanî - Y. Hakan Erdem (4-11.ağ.04)
Kant Kulübü - Cem Akaş (11-12.ağ.04)
DaVinci Şifresi - Dan Brown (ağ.04)
Kader - Tim Parks (ağ.04)
Lady Chatterley'in Sevgilisi - David Herbert Lawrence (-13.ey.04)
Borges'in Evinde - Alberto Manguel (-15.ekm.04)
Terapi - David Lodge (23.ey-18.ekm.04)
Utanç - John Maxwell Coetzee (21-24.ekm.04)
İlk Aşk Son Törenlenler - Ian McEwan (24-28.ekm.04)
Kasım - Gustave Flaubert (26-27.ekm.04)
Süper İyi Günler / Christopher Boone'un Sıradışı Hayatı - Mark Haddon (28.ekm-1.k.04)
Mavi Çemberli Adam - Fred Vargas (-7.k.04)
Jacques ile Efendisi - Milan Kundera (8-9.k.04)
Yabancı Kucak - Ian McEwan (-9.k.04)
Kehanet Gecesi - Paul Auster (13-17.k.04)
Sokakta Bulundu - Patricia Highsmith (-17.k.04)
Dişi Kedi - Colette (-23.k.04)
Kara Sohbet - Amélie Nothomb (-23.k.04)
Amsterdam'da Düello - Ian McEwan (-25.k.04)
Yaşlı Adam ve Bürokratlar - Mircea Eliade (-24.k.04)
Zeyrinli Labirent - Eduardo Mendoza (-1.ar.04)
Sultan Hamid Düşerken - Nahid Sırrı Örik (-10.ar.04)
Tersine Giden Yol - Nahid Sırrı Örik (-21.ar.04)
Othello - William Shakespeare (-21.ar.04)
Yüzyılın Fırtınası - Stephen King (o.05)
Mösyö Songe - Robert Pinget (ar.04)
Eve Düşen Yıldırım - Nahid Sırrı Örik (ar.04)
Unomastic Alla Turca - Y.Hakan Erdem (ar.04)
Küçük Hayat Ansiklopedisi - Kenan Biberci (ar.04)
Gilles ile Jeanne - Michel Tournier (o.05)
Kara Ev - S.King, P.Straub (-27.o.05)
Dante Kulübü - Matthew Pearl (-31.o.05)
İki Tuhaf Öykü - M.Eliade, Miguel de Unamuna (ar.04)
Şeffaf - Stephen King (-4.ş.05)
Maça Kızı - Stephen King (-24.ş.05)
16.50 Treni - Agatha Christie (-19.ş.05)
Beş Küçük Domuz - Agatha Christie (-22.ş.05)
On Küçük Zenci - Agatha Christie (25.ş.05)
Karşılıksız Aşk - Gregory Dart (-26.ş.05)
Eleştirmenin Ölümü - Martin Walser (-14.mt.05)
Melekler ve Şeytanlar - Dan Brown (24.mt.05)
Karanlık Öyküler - Stephen King (-30.mt.05)
İyi Dilekler Ülkesi - Hamdi Koç (-5.n.05)
Özel İsimler Sözlüğü - Amélie Nothomb (23-24.n.05)
Av - Martin Walser (-30.n.05)
Dijital Kale - Dan Brown (-2.my.05)
Boşlukta Sallanan Adam - Saul Bellow (-2.my.05)
Küçük Günahlar Sokağı - Sulhi Dölek (-8.my.05)
Yerleri Değiştirme - David Lodge (-15.my.05)
Yamalı Evlilikler - Martin Walser (-18.my.05)
Kuryeyi Öldür - Tami Hoag (-20.my.05)
Yitik Oğlan Yitik Kız - Peter Straub (-3.h.05)
Dünya Küçük - David Lodge (my-h.05)
Europa - Tim Parks (-11.h.05)
İkona - Neil Olson (13.h.05)
Kiyoto - Yasunari Kawabata (h.05)
Tatlı Rüyalar - Alper Canıgüz (29.h-5.t.05)
Tünel - Ernesto Sabato (my.05)
Düşünce Balonları - David Lodge (5-11.t.05)
İhanet Noktası - Dan Brown (-19.t.05)
Can Dostu - Martin Suter (19-24.t.05)
Mezbahanın Mimarisi - Julio Baguero Cruz (t.05)
Matmazel Christina - Mircea Eliade (31.t-3.ağ.05)
Huzur Cinayetleri - Mehmet Murat Somer (7-9.ağ.05)
Cinnet - Vladimir Nabokov (10-13.ağ.05)
Holding - Mehmet Murat Somer (13-17.ağ.05)
Birbirimiz Olmadan - Martin Walser (20-21.ağ.05)
Göz - Vladimir Nabokov (4-6.ağ.05)
1950'lerde Madrid'de Sonbahar - Juan Benet (-24.ağ.05)
Statü Endişesi - Alain de Botton (-25.ağ.05)
Lanetli Göl - George Sand (29-30.ağ.05)
Sarah - J.T. LeRoy (-2.eyl.05)
Gözbağının Ardında - Siri Hustvedt (eyl.05)
Melekler - Denis Johnson (eyl.05)
Bir Özyaşamöyküsü - Robin George Collingwood (-15.eyl.05)
Sürek Avı - S.Rifat Kırkoğlu (11-13.eyl.05)
Aileni Kot ve Kadifeyle Giydir - David Sedaris (-24.eyl.05)
Karanlık Ev - John Sedgwick (-24.eyl.05)
Güzelin Bedeli - Martin Walser (-2.ekm.05)
Güzellik Hırsızları - Pascal Bruckner (-2.ekm.05)
Albertine Kayıp - Marcel Proust (-10.ekm.05)
Mısır Topraklarında Savaş - Yusuf el-Kaid (21-23.ekm.05)
Amat - İhsan Oktay Anar (24-27.ekm.05)
Malafa - Hakan Günday (27-30.ekm.05)
Otostopçunun Galaksi Rehberi - Douglas Noel Adams (24.k-1.ar.05)
Jigolo Cinayeti - Mehmet Murat Somer (k.05)
Pazartesi Cinayetleri - Kathy Reichs (k.05)
Karafatmanın Sarayı - Daniel Koplowitz (k.05)
Delirtici Düşlerin Dexter'ı - Jeff Lindsay (-12.ar.05)
Dört Sarışın - Candace Bushnell (-27.ar.05)
Cerrah - Tess Gerritsen (-2.o.06)
Kalfa ile Kralıça - İlhami Algör (2-3.o.06)
Bayan Kimble - Jennifer Haigh (4-8.o.06)
Siyah Hatıralar Denizi - Mehmet Açar (8-13.o.06)
Adsız Devler - Pascal Bruckner (14-15.o.06)
Kuşkucu Somon - Douglas Noel Adams (o.06)
İyi de Nasıl - Nick Hornby (o.06)
Saptırılmış Vasiyetler - Milan Kundera (-27.o.06)
Büyük Umutlar - Charles Dickens (-3.ş.06)
Ocak Ayının İki Yüzü - Patricia Highsmith (-7.ş.06)
Nefertiti'nin Gözleri / Nil'de Fırtınalar 1 - Gerard Messadie (9-13.ş.06)
Kitab-ı Mukaddes'i Kim Yazdı - Richard Elliott Friedman (-22.ş.06)
Kapalı Kutu - Tami Hoag (-24.ş.06)
Soğukkanlılıkla - Truman Capote (n.06)
Yörünge - Tess Gerritsen (mt-n.06)
Buse Cinayetleri - Mehmet Murat Somer (mt.06)
Peruklu Cinayetler - Mehmet Murat Somer (mt.06)
Oynamak İster misin - P.J. Tracy (-6.n.06)
Hece Cümbüşü - Nick Hornby (-10.n.06)
Kader Anı - David Baldacci (-11.n.06)
Şüphe - Michael Robotham (-17.n.06)
Hayatın Anlamı / Akhisarlı Hasan Tütün'ün Maceraları - Mehmet Açar (-20.n.06)
Öldüren Kumpas / Jack Reacher Polisiyesi - Lee Child (my.06)
DaVinci'nin Yahudası - Leo Perutz (my.06)
Ölümüne Sadakat - Nick Hornby (24-27.my.06)
Ölmenin Sekiz Milyon Yolu / Matthew Scudder - Lawrence Block (-3.h.06)
Kutsal Bar Kapandığında / Matthew Scudder - Lawrence Block (h.06)
Günah Kadar Suçlu - Tami Hoag (h.06)
Tarihçi - Elizabeth Kostova (t.06)
Tristran İhaneti - Robert Ludlum (t.06)
Derin Sular - Patricia Highsmith (t.06)
Sıfır Oyunu - Brad Meltzer (t.06)
Kara Kule / Silahşor - Stephen King (ağ.06)
Üçün Çekilişi - Stephen King (ağ.06)
Çorak Topraklar - Stephen King (ağ.06)
Büyücü ve Cam Küre - Stephen King (ağ.06)
Çıkış - Natuso Kirino (h.06)
Calla'nın Kurtları - Stephen King (ağ.06)
Susannah'nın Şarkısı - Stephen King (ağ.06)
Kule - Stephen King (ağ.06)
Kör Atış - Jeremiah Healy (ağ.06)
Büyük Uyku - Raymond Chandler (ağ-eyl.06)
Kalpten Parçalar - Hamdi Koç (eyl.06)
Son Uçuş - Nelson DeMille (-7.eyl.06)
Kurbanlık Koyun - Jeremiah Healy (-11.eyl.06)
Nasıra Geni - Michael Cordy (eyl.06)
Uzun Gölge - Charles Todd (eyl.06)
Tıpkı Uyku Gibi - Jeremiah Healy (eyl.06)
Şeytan Biliyor ki Ölüsün / Matthew Scudder - Lawrence Block (-9.ekm.06)
Babaların Günahları / Matthew Scudder - Lawrence Block (k.06)
Bıçak Sırtı / Matthew Scudder - Lawrence Block (k.06)
Renk Körü - Jonathan Santlofer (k.06)
Janson Talimatı - Robert Ludlum (k.06)
Ölmeyi Bekle / Matthew Scudder - Lawrence Block (ar.06)
Herkes Ölür / Matthew Scudder - Lawrence Block (ar.06)
Bir Dizi Ölü Adam / Matthew Scudder - Lawrence Block (ar.06)
Otostopçunu Galaksi Rehber - Douglas Noel Adams (ar.06)
Evrenin Sonundaki Restaurant - Douglas Noel Adams (ar.06)
Şeref Sözü - Nelson DeMille (ar.06)
Cinayet ve Yaratma Sanatı / Matthew Scudder - Lawrence Block (ar.06)
Ölümün Ortasında / Matthew Scudder - Lawrence Block (ar.06)
Buzkıracağı Cinayeti / Matthew Scudder - Lawrence Block (o.07)
Altın Sahili - Nelson DeMille (o.07)
Mezbahada Dans / Matthew Scudder - Lawrence Block (o.07)
Kıyamet Adası - Nelson DeMille (ş.07)
Canlı Yem - P.J. Tracy (ş.07)
Mezartaşları Arasında Gezinti / Matthew Scudder - Lawrence Block (ş.07)
Kötüler Bile / Matthew Scudder - Lawrence Block (ş.07)
Umduğunu Değil Bulduğunu Yiyen Hırsız / Bernie Rhodenbarr - Lawrence Block (ş-mt.07)
Dolaptaki Hırsız / Bernie Rhodenbarr - Lawrence Block (mt.07)
Kipling'den Alıntı Yapmayı Seven Hırsız / Bernie Rhodenbarr - Lawrence Block (mt.07)
Spinoza Felsefesi Öğrenen Hırsız / Bernie Rhodenbarr - Lawrence Block (mt.07)
Mondrian Gibi Resim Yapan Hırsız / Bernie Rhodenbarr - Lawrence Block (mt.07)
Tetikçinin Listesi - Lawrence Block (mt-n.07)
Durma Kaç! - P.J. Tracy (n.07)
Kan Gölü - Tess Gerritsen (n.07)
Seri Katiller Kulübü - Jeff Povey (n.07)
Sarinagara - Philippe Forest (n.07)
Aslanın Oyunu - Nelson DeMille (mt.07)
Polisiye Romanlar Okuyan Hırsız / Bernie Rhodenbarr - Lawrence Block (mt.07)
Kendini Humprey Bogart Sanan Hırsız / Bernie Rhodenbarr - Lawrence Block (-2.h.07)
Kütüphanedeki Hırsız / Bernie Rhodenbarr - Lawrence Block (h.07)
"Gönülçelen"Hırsız / Bernie Rhodenbarr - Lawrence Block (h.07)
Av Peşindeki Hırsız / Bernie Rhodenbarr - Lawrence Block (h.07)
Olasılıksız - Adam Fawer (1-3.t.07)
Roma'da Yedi Cinayet - Guillaume Prévost (3-6.t.07)
Çifte Kartal - James Twining (6-9.t.07)
Azil - Hakan Günday (6-31.t.07)
Haçlı Seferleri Tarihi - Işın Demirkent (8.t.07)
Yazı Odasında Yolculuklar - Paul Auster (9.t.07)
Geride Kalanlar - Paul Scott (9-12.t.07)
Ateşin A'sı - Sue Grafton (11-15.t.07)
Baskının B'si - Sue Grafton (15-20.t.07)
Güzelliğe Dair - Zadie Smith (17-28.t.07)
Gitmeyecekler İçin Urbino - Cem Akaş (22.t.07)
Gizli Güç - Louis Couperus (-24.t.07)
Çocuk Ölümü Şarkıları - Hamdi Koç (27-29.t.07)
Cumartesi - Ian McEwan (28.t-1.ağ.07)
Bugün Pazar Yahudiler Azar - Roni Marguliez (27.t-2.ağ.07)
Yahuda'nın Gümüşleri - Scott McBain (31.t-7.ağ.07)
Kraliyet Doktorunun Ziyareti - Per Olov Enquist (1-15.ağ.07)
Beşinci Tüp - Robert Palmer (7-12.ağ.07)
Ninni - Chuck Palahniuk (-13.ağ.07)
Erdemliler - Sam Bourne (13-18.ağ.07)
Futbol Ateşi - Nick Hornby (-15.ağ.07)
Dublörün Dilemması - Murat Menteş (15-20.ağ.07)
Kayıp - Michael Robotham (17-20.ağ.07)
Kusursuz Kâbus - John Saul (18-22.ağ.07)
Güneşin Karanlığında - Michael Connelly (20-24.ağ.07)
Düşerken - Nick Hornby (-29.ağ.07)
Ölüm Kadar Basit - Peter James (-29.ağ.07)
Düşman / Jack Reacher Polisiyesi - Lee Child (-2.eyl.07)
Yüksek Pencere - Raymond Chandler (eyl.07)
Cep - Stephen King (eyl.07)
Vahşi Ateş - Nelson DeMille (ey.07)
Pirinç - Su Tong (eyl.07)
Düşmüş Melek - Per Olov Enquist (eyl.07)
Tünel Fareleri - Michael Connelly (eyl.07)
Babil Simyası ve Kozmolojisi - Mircea Eliade (eyl.07)
Karantina - Jim Crace (eyl.07)
Kara Buz - Michael Connelly (ekm.07)
Zaman Çöktü - Y. Hakan Erdem (ekm.07)
Son Çakal - Michael Connelly (ekm.07)
Hile - Michael Connelly (ekm.07)
Bir Aşk Hikâyesi - Stephen King (ekm.07)
Kemikler Şehri - Michael Connelly (ekm.07)
Münecci Krallar - Michel Tournier (ekm.07)
Yanlış Numara - Michael Connelly (k.07)
Atlas'ın Yükü - Jeanette Winterson (k.07)
Suskunlar - İhsan Oktay Anar (k.07)
Yıldız Tozu - Neil Gaiman (k.07)
Diri Diri Mezarda - Linda Fairstein (k.07)
Lânetli Topraklar - Scott Smith (k.07)
Orbit - John J. Nance (k.07)
Hız - Dean Koonz (k.07)
Çiçekler Ölüreken / Matthew Scudder - Lawrence Block (ar.07)
Ajda'nın Elmasları - Mehmet Murat Somer (ar.07)
Ben, Lucifer - Glen Duncan (ar.07)
Kumpas - Michael Palmer (o.08)
Kader Kitabı - Brad Meltzer (o.08)
Aşk Zamanı - Martin Walser (o.08)
Kaza Kurşunu - Sandra Brown (o.08)
Hava Kararınca - John Saul (o-ş.08)
Cadı - Glenn Puit (n.08)
Gölge Adam - Cody McFadyen (n.08)
İhtiyarlara Yer Yok - Cormac McCarthy (n.08)
Çırak - Tess Gerritsen (n.08)
İza'nın Şarkısı - Magda Szabo (my.08)
Şeytanın Sağ Eli - John Saul (my-n.08)
Mavi Sabahlar - Jean-Marie Laclavetine (24.my.08)
Müze Bekçisi - Howard Norman (-3.h.08)
Çat! - Nick Hornby (-12.h.08)
Lucifer - Michael Cordy (h.08)
Kitapların Şenlik Ateşi - S. Rifat Kırkoğlu (23-28.h.08)
Katya'nın Yazı - Trevanian (29-30.h.08)
Sahilde - Ian McEwan (7-9.t.08)
Bancroft Stratejisi - Robert Ludlum (t.08)
Kötülüğün Şeffaflığı - Jean Baudrillard (t.08)
Temyiz - John Grisham (t.08)
Düzenleyiciler - Stephen King (ağ.08)
Davud - Gerard Messadie (ağ.08)
Dullar ve Reçeller - Kenan Biberci (ağ.08)
Görgü Tanığı - Sandra Brown (ağ.08)
Ay Parkı - Bret Easton Ellis (ağ.08)
Ürkmüş Bir At - Martin Walser (ağ.08)
Duma Adası - Stephen King (ağ.08)
Kıyamet Günü Ustası - Leo Perutz (ağ.08)
Usulca - Jean-Marie Laclavetine (ağ.08)
Küçük Kız Kardeş - Raymond Chandler (ağ.08)
Göldeki Kadın - Raymond Chandler (ağ.08)
Hırsızlar Prensi - Chuck Hogan (ağ.08)
Kameralı Katil - Thomas Glavinic (ağ.08)
Asla Vazgeçme - Harlan Coben (ağ.08)
Şey - Tana French (ağ.08)
Katilin Yedi Günü - Jonny Glynn (ağ.08)
Kanlı Masallar - Craig Russel (ağ.08)
Mefisto Kulübü - Tess Gerritsen (ağ-eyl.08)
Empati - Adam Fawer (ağ-eyl.08)
Şeytanî Öyküler - Barbey D'Aurevilly (eyl.08)
Sevgili Mimi - Tim Parks (-11.ekm.08)
Saklambaç - Lisa Gardner (ar.08)
Zaman ve Anlatı 1 - Paul Ricoeur (ar.08)
Yorgun Savaşçı - Kemal Tahir (08-09)
Esir Şehrin İnsanları - Kemal Tahir (o.09)
Hür Şehrin Mahpusu - Kemal Tahir (o.09)
Yol Ayrımı - Kemal Tahir (o.09)
Kurt Kanunu - Kemal Tahir (ş.09)
Bozkırdaki Çekirdek - Kemal Tahir (ş-mt.09)
Kasaba - Trevanian (ş.09)
İnci Sokağı - Trevanian (mt.09)
Raydan Çıkanlar - James Siegel (mt.09)
Tek Başına - Lisa Gardner (n.09)
Kestane Kıranında Kadınlar - Tahir Musa Ceylan (-my.09)
Sonlardaki Adam - Frederic Lindsay (my.09)
Gündüz Ölüsü - Charlaine Harris (my.09)
29 Mart 2009 Pazar
24 Mart 2009 Salı
Birkaç Gündür Neler Oluyor
İlhan Şeşen'de feci derecede itici bir şey var, ama feci derecede. Şarkı Söylemek Lâzım'a katılmıştı. O sıra, aman, demiştim, beni mahçup etti, demek ben yanlış anlamışım. Yarışmanın ilerlemesiyle, benim yanılmadığım ortaya çıktı; İlhan Şeşen yarışmada da aynı "ben buraların adamı değilim, rüzgâr attı bu kıyıya" şarkısını söylemeye başladı ve yüzümü kara çıkarmamış oldu. Neyse, bana ne...
İhsan 500 bini alamadı ve Ali Kırca ile Show Haber'e çıkamadı; telkif 220 bindi, kutuya gitti, 100 bin aldı. Depremden sonra babasının verdiği 45 lirayı alıp, İstanbul'a gidip, Spor Akademisi giriş sınavlarında 3 dakikada 2900 metre koşmuş ama, 500 olmadı işte.
Nurşen Mazıcı, Süheyl Batum, Ruhat Mengi'deydi; bu iki insanın da cengâver olduğunu düşünüyorum. Onlara borçluyuz ta derinden.
Hiçbir şey beklemeden beklemek yorucu oluyor. Takıntıya yatkın bir kişiliğiniz var, diyen doktoruma bu hafta küçük arabalarımdan bir tanesini hediye götürmeyi düşünüyorum. Odasında karşılıklı yerleştirilmiş iki berjer koltuk var. Pencerenin önüne, karşılıklı oturduğumuzda, çok dar ve apartmanların iyice gölgeye boğduğu bir sokağa bakıyoruz. Yeni bebeği oldu; çok da yeni değil aslında, bugünlerde beş ayı doldurdu. Doktorun ikinci karısı. Sanırım mutlu bir adam. Cep telefonunu kapatmıyor; insan o kadar para verince, karşısındaki adamın telefonunu kapamasını bekliyor. Çaldığını ilk duyduğumda, sanırım hainliğimden, ne güzelmiş zil sesi telefonun, demiştim. Eski telefon sesi, demişti doktor hiç alınmadan. Sonradan aynı telefondan aldım, aslında babam aldı; hiç söylemeden gidip almış, gelmiş, seninkini bana ver, bunu ben kullanamam, demişti, neyse, ben de o telefonda "old phone" sesini seçtim ve dört sene o telefonu kullandım.
Şimdilerde bir hp el bilgisayarı kullanıyorum. Arkadaş sağolsun, onun sayesinde kafeteryalarda garsonlara ilk sorduğum şey, artık "internet bağlantınız var mı?" Yoksa kalkıp gideceğim ama karım kolumdan çekip oturtuyor.
Kafayı Cararama arabalara takmıştım birkaç yıl önce; çok şükür şimdilerde kurtuldum. Her yeni bir kutu araba alıp gelişimde karım o güzel gözlerini kocaman açarak bakıyordu, ne zaman sonu gelecek bunun, diyordu. Ayakkabı kutuları arabalarla doldu, dolaplar ayakkabı kutularıyla doldu. Nasıl bitti bilmiyorum. Bir de baktım oyuncakçılarda araba raflarının önünde dikilip kendim gibi kocaoğlanlara ve bacak kadar çocuklara en iyi markanın Cararama olduğunu anlatıp kanıtlamaya kalkmaktan vazgeçmişim, McFarlane oyuncaklarına takılır olmuşum. Karım Cararama'ları özlüyor; zira yeni merakım ayakkabı kutularına konmuyor. Etajerlerin ve sehpaların üzerine dizdiğim oyuncaklarım tozunu kendim alıyorum.
http://www.hongwell.com/index1.htm (çok ama çok çok kötü bir site yapmışlar, bir şey bulmak da görmek de mümkün değil)
İhsan 500 bini alamadı ve Ali Kırca ile Show Haber'e çıkamadı; telkif 220 bindi, kutuya gitti, 100 bin aldı. Depremden sonra babasının verdiği 45 lirayı alıp, İstanbul'a gidip, Spor Akademisi giriş sınavlarında 3 dakikada 2900 metre koşmuş ama, 500 olmadı işte.
Nurşen Mazıcı, Süheyl Batum, Ruhat Mengi'deydi; bu iki insanın da cengâver olduğunu düşünüyorum. Onlara borçluyuz ta derinden.
Hiçbir şey beklemeden beklemek yorucu oluyor. Takıntıya yatkın bir kişiliğiniz var, diyen doktoruma bu hafta küçük arabalarımdan bir tanesini hediye götürmeyi düşünüyorum. Odasında karşılıklı yerleştirilmiş iki berjer koltuk var. Pencerenin önüne, karşılıklı oturduğumuzda, çok dar ve apartmanların iyice gölgeye boğduğu bir sokağa bakıyoruz. Yeni bebeği oldu; çok da yeni değil aslında, bugünlerde beş ayı doldurdu. Doktorun ikinci karısı. Sanırım mutlu bir adam. Cep telefonunu kapatmıyor; insan o kadar para verince, karşısındaki adamın telefonunu kapamasını bekliyor. Çaldığını ilk duyduğumda, sanırım hainliğimden, ne güzelmiş zil sesi telefonun, demiştim. Eski telefon sesi, demişti doktor hiç alınmadan. Sonradan aynı telefondan aldım, aslında babam aldı; hiç söylemeden gidip almış, gelmiş, seninkini bana ver, bunu ben kullanamam, demişti, neyse, ben de o telefonda "old phone" sesini seçtim ve dört sene o telefonu kullandım.
Şimdilerde bir hp el bilgisayarı kullanıyorum. Arkadaş sağolsun, onun sayesinde kafeteryalarda garsonlara ilk sorduğum şey, artık "internet bağlantınız var mı?" Yoksa kalkıp gideceğim ama karım kolumdan çekip oturtuyor.
Kafayı Cararama arabalara takmıştım birkaç yıl önce; çok şükür şimdilerde kurtuldum. Her yeni bir kutu araba alıp gelişimde karım o güzel gözlerini kocaman açarak bakıyordu, ne zaman sonu gelecek bunun, diyordu. Ayakkabı kutuları arabalarla doldu, dolaplar ayakkabı kutularıyla doldu. Nasıl bitti bilmiyorum. Bir de baktım oyuncakçılarda araba raflarının önünde dikilip kendim gibi kocaoğlanlara ve bacak kadar çocuklara en iyi markanın Cararama olduğunu anlatıp kanıtlamaya kalkmaktan vazgeçmişim, McFarlane oyuncaklarına takılır olmuşum. Karım Cararama'ları özlüyor; zira yeni merakım ayakkabı kutularına konmuyor. Etajerlerin ve sehpaların üzerine dizdiğim oyuncaklarım tozunu kendim alıyorum.
http://www.hongwell.com/index1.htm (çok ama çok çok kötü bir site yapmışlar, bir şey bulmak da görmek de mümkün değil)
21 Mart 2009 Cumartesi
Bugün Neler Oldu, 04
Böyle günler de oluyor tabii; gene de "böyle" günlerin en zararsızlarından biri. Biligisayar oynamak bile sanki bir eziyet, o kadar yani.
Fırında tavuk ve fırında kremalı patates.
Var mısın Yok musun'da Erol yarışıyor, Lâleli esnafından.
Babam dayımın arabasıyla, Ege Üniversitesi'nden aldığı gülleri Şakran'a götürdü. Ot sökmeye çalışırken belini bozmuş.
Fırında tavuk ve fırında kremalı patates.
Var mısın Yok musun'da Erol yarışıyor, Lâleli esnafından.
Babam dayımın arabasıyla, Ege Üniversitesi'nden aldığı gülleri Şakran'a götürdü. Ot sökmeye çalışırken belini bozmuş.
20 Mart 2009 Cuma
Bugün Neler Oldu, 03
Amaaan, evde temizlik vardı. Şöminenin önündeki seyredilmemiş filmleri odamın kapısının arkasına kaldırdım; gözüm görmeyeceği için, seyredememekten kaynaklanan vicdan azabından da kurtulmuş oldum. Arkadaşım taaa İstanbul'dan getiriyor-du filmleri; ben zahmet edip seyretmedim. Etsem, çok iyi olacak, biliyorum. Seyrettiğim zamanlardan gayet iyi biliyorum ki, arkadaşımın taaa İstanbul'dan getirdiği filmleri seyretmek harika oluyor. Ama işte, seyretmiyorum.
Aylar önce kötü günler için alıp bir köşeye koyduğum A4 Tech mouse'u, o köşeden bir türlü bulamadım. Saatlerce (saat 13'ten 15'e kadar) aradım. Yok. Ararken kitapları, ıvır zıvırı, kaldırdığım türlü çeşit öte-beriyi kurcaladım, elden geçirdirm. İki koca torba atılacak çıkardım; iki koca torba da götürülmek üzere Suna Abla'ya çıktı. Orayı burayı ararken iki şişe de şarap buldum. Mouse, hiç ilgisiz bir yerden çıktı. Daha önce çıksaydı o dört torba dolusu eşya evde duracaktı; daha sonraki bir zamanda atılmak üzere.
Kabak ve biber dolması, kıymalı patatesli börek. Akşam Sony DVD Recorder'dan Kurtlar Vadisi. Polat evleniyor Ebru'yla; Kız Kulesi'nin karşısında Elif'le vedalaştı. Abdülhey Sultan'ı bulamadı. Oradan Var mısın Yok musun'a geçtik. Duygu yarışıyor. Makine mühendisi çıkmış, yükseğini yapmak, kardeşinin eğitimine desten olmak ve ev almak istiyor. Güzel de şarkı söylüyor.
Bozkırdaki Çekirdek: Ilgaz pazarı, Algözüm gösterisi, hükümet stokları dağıtacak dedikodusu.
Mouse iyi değilmiş; ilk defa başıma geldi.
Aylar önce kötü günler için alıp bir köşeye koyduğum A4 Tech mouse'u, o köşeden bir türlü bulamadım. Saatlerce (saat 13'ten 15'e kadar) aradım. Yok. Ararken kitapları, ıvır zıvırı, kaldırdığım türlü çeşit öte-beriyi kurcaladım, elden geçirdirm. İki koca torba atılacak çıkardım; iki koca torba da götürülmek üzere Suna Abla'ya çıktı. Orayı burayı ararken iki şişe de şarap buldum. Mouse, hiç ilgisiz bir yerden çıktı. Daha önce çıksaydı o dört torba dolusu eşya evde duracaktı; daha sonraki bir zamanda atılmak üzere.
Kabak ve biber dolması, kıymalı patatesli börek. Akşam Sony DVD Recorder'dan Kurtlar Vadisi. Polat evleniyor Ebru'yla; Kız Kulesi'nin karşısında Elif'le vedalaştı. Abdülhey Sultan'ı bulamadı. Oradan Var mısın Yok musun'a geçtik. Duygu yarışıyor. Makine mühendisi çıkmış, yükseğini yapmak, kardeşinin eğitimine desten olmak ve ev almak istiyor. Güzel de şarkı söylüyor.
Bozkırdaki Çekirdek: Ilgaz pazarı, Algözüm gösterisi, hükümet stokları dağıtacak dedikodusu.
Mouse iyi değilmiş; ilk defa başıma geldi.
Bir Hak Olarak Kavga Çıkarmak
Kavga çıkarmak diye bir şey var. Biraz, fazla bilinçlilik halinden kaynaklandığı söylenebilir. Tabii fazlaca bilinçsizlik halinden kaynaklandığı da oluyor ama asıl hak olan, bilinçlilik halinin aşırıya kaçtığı durumlar. Karşıdakinin tepkisini öngörerek davranıp kavga çıkarmak, başka kişilik özelliklerinin de belirtisi sayılabilir. Ama esasen, burada bir hak kullanımı söz konusudur. Ne yaptığını bildiği halde aynısını yapmaya devam eden kişide, şöyle işlediğini düşündüğüm bir mekanizma harekete geçiyor olmalı:
Ben şimdi bir şey söylemek (ya da yapmak) üzereyim. Bu söyleyeceğim şey, muhatabını kızdıracak ya da üzecek. Demek ki karşımda iki seçenek var:
1.) Hiçbir şey söylemem (ya da yapmam); bunun sonuçlarına kendim katlanırım,
2.) Ağzıma gelip de yuttuğum şeyi söylerim; bunun sonuçlarına hep birlikte katlanırız.
1.) Hiçbir şey söylemem (ya da yapmam); bunun sonuçlarına kendim katlanırım,
2.) Ağzıma gelip de yuttuğum şeyi söylerim; bunun sonuçlarına hep birlikte katlanırız.
Bir seçim söz konusu olduğu için, kavga çıkarmanın esasen bir hak olduğu ortadadır. Kavga çıkaran, şu iki şeyi kıyaslamak zorundadır:
1.) Kavga çıkarmayıp, çıkarmadığım kavga nedeniyle çekeceğim sıkıntılara mı katlanayım;
2.) Kavga çıkarıp, çıkardığım kavga nedeniyle çekeceğim sıkıntılara mı katlanayım...
1.) Kavga çıkarmayıp, çıkarmadığım kavga nedeniyle çekeceğim sıkıntılara mı katlanayım;
2.) Kavga çıkarıp, çıkardığım kavga nedeniyle çekeceğim sıkıntılara mı katlanayım...
Bu kadar basit ve nettir ve her şeyin esasen basit ve net olması da dikkat çekicidir.
19 Mart 2009 Perşembe
Bugün Neler Oldu, 02
Çok şükür pek bir şey olmadı.
Yemekte kıymalı patatesli fırın böreği, ayran, közde kırmızı biber turşusu yendi. Perşembe günü olması nedeniyle Kurtlar Vadisi, Aşk-ı Memnu, Parmaklıklar Ardında ve Annem çakışması gündemdeydi. Kurtlar Vadisi'ni kaydediyoruz, Parmaklıklar Ardında temel olmak üzere Aşk-ı Memnu dönşümüyle idare ettik.
Güllerin alınması ve vergi dairesine gitme programlarında bir çıkış sağlanamadı. Yarınki temizliğin ağırlığı çöktü. Oda darmadağın.
Tardu Flordun, Ceyda Düvenci ve Parmaklıklar Ardında'daki o balıkçı kız (Arzum Onan'lı dizide doktordu) Saba Tümer'deydi; tiyatro oyunları varmış, oyunda öpüşüyorlarmış, Saba öpüşme takıntılı olduğundan konuyu uzattı durdu.
Bozkırdaki Çekirdek ilerliyor. Çankırı, Kastamonu, Çorum kesişim noktasındaki Keşiş Düzü'nde enstütü kurulacak. Zeynel Ağa ve Durali müthiş. Öğretmenlerle de tanıştık.
Sabah ola hayrola...
Yemekte kıymalı patatesli fırın böreği, ayran, közde kırmızı biber turşusu yendi. Perşembe günü olması nedeniyle Kurtlar Vadisi, Aşk-ı Memnu, Parmaklıklar Ardında ve Annem çakışması gündemdeydi. Kurtlar Vadisi'ni kaydediyoruz, Parmaklıklar Ardında temel olmak üzere Aşk-ı Memnu dönşümüyle idare ettik.
Güllerin alınması ve vergi dairesine gitme programlarında bir çıkış sağlanamadı. Yarınki temizliğin ağırlığı çöktü. Oda darmadağın.
Tardu Flordun, Ceyda Düvenci ve Parmaklıklar Ardında'daki o balıkçı kız (Arzum Onan'lı dizide doktordu) Saba Tümer'deydi; tiyatro oyunları varmış, oyunda öpüşüyorlarmış, Saba öpüşme takıntılı olduğundan konuyu uzattı durdu.
Bozkırdaki Çekirdek ilerliyor. Çankırı, Kastamonu, Çorum kesişim noktasındaki Keşiş Düzü'nde enstütü kurulacak. Zeynel Ağa ve Durali müthiş. Öğretmenlerle de tanıştık.
Sabah ola hayrola...
Doctor Doctor
Trt Radyo 4, 1990'larda, ilginç bir uygulamaya gitmişti: TRT1'de her gün haber kuşağından önce yabancı bir sitcom yayınlanırdı ve radyodan, o sitcom'un orijinal sesi dinlenebilirdi. İşte o sitcom'lardan biri, Doctor Doctor idi.
Kendi özel kliniklerini kuran Harvard mezunu dört doktor arkadaşın üzerinden hasta-doktor-hastalık çatışmaları aracılığıyla durum komedisi yapılan dizi sadece 41 bölüm çekilmiştir. Matt Frewer'in canlandırdığı Dr. Mike Stratford karakterinin evinde, şöminenin üstünde koskocaman bir ineğin yer aldığı bir tablo asılıdır.
Etiketler:
Doctor Doctor,
Dr. Mike Stradford,
Matt Frewer
Kemal Tahir Karakterleri
YORGUN SAVAŞÇI
Cehennem Topçu Yüzbaşı Cemil: İttihat ve Terakkî üyelerinden. Balkanlarda pek çok cemiyet faaliyetine, arkasından Birinci Dünya Savaşı'na katılmış. Mütareke yıllarını teyzesinin evinde, teyzesi, teyzesinin dul kalmış kızı ve yeğeni Enver'le geçirirken Millî Mücadele'ye katılır.
Neriman: Cemil'in teyze kızı; Enver'in annesi. İttihat ve Terakkî'nin aktif üyelerinden biri olan kocasının ölümü üzerine dul kalmıştır. Evde kalan kuzeni Yüzbaşı Cemil'e, Cemil Abi, der; ve fakat Cemil Abi'siyle evlenir.
Kör Şaban: Canım o benim.
Savaştayken köyüne öldü diye haberi gider. Bir gün çıkar köyüne gelir, tek gözünü kaybetmiştir ama hayattadır. Köyün hancısı alıkoyar, evine gitmesini geciktirir. Sonunda karısı haber gönderir, kör koca istemem, demektedir.
ESİR ŞEHRİN İNSANLARI
HÜR ŞEHRİN MAHPUSU
YOL AYRIMI
(Üçleme)
Kâmil Bey: Emre Kınay'la hiç ilgisi olmayan bir adam; iri, ama kibar, iyi eğitimli, resimden iyi anlıyor ve çok iyi resim yapıyor. Attığını vuruyor ve zamanında boks yapmış. Çok uzun yıllar yurt dışında kaldığından, aklı feci derecede karışık. Karısı Nermin, kızı Ayşe.
Nermin: Kâmil Bey'in karısı, Ayşe'nin annesi. Feci güzel ve donuk. Aptal değil ama anlamamakta direnmek gibi bir savunma mekanizması geliştirmiş. Babası bütün aileyi refah içinde yaşatırken, bir gün ölüsünü kapıya getirirler; kumar borcu yüzünden tüm mala-mülke de el konmuştur. Nermin'in karakterini bu olay belirlemiştir.
Ayşe: Kâmil ve Nermin'in kızı. Ailede Millî Mücadele'ye katılmış biri olduğunu öğrenince dizlerinin bağı çözülür.
Sabriye: Nermin'in halasının kızı. Kâmil'e göz koyar ama yüz bulamaz.
Nedime Hanım: Karadayı dergisini çıkarmak, kocası İhsan hapse girdikten sonra ona kalmıştır.
İhsan: Nedime'nin kocası. Kâmil Bey ve Ahmet'in okuldan arkadaşı.
Ahmet: Bildiğimiz tabansız insan.
Niyazi Abi: Bildiğimiz hain.
Arif Bey: Kâmil Bey'in hapisane arkadaşlarından. İttihatçı, asker; sağlam adam. Kızı Zeynep evlâtlık.
Nuh Bey: Soyu tükenmiş biri; salaklık derecesinde ama kesinlikle samimiyetle, iyiniyetli.
Ramiz Efendi: Öğrentmen. Bildiğimiz iyi ve çalışkan insan. Çok iyi ve çok çalışkan insan.
Fatma: Aaah, Discordia... Ramiz Efendi'nin karısı. İçim yanıyor içim...
Kadir: Ramiz ile Fatma'nın oğlu. Avukat çıkar. Görsem de bir yerde evire çevire dövsem.
Murat: Gazeteci. Annesi öldükten sonra Fatma Hanım büyütmüş. Fakir ama onurlu bir genç.
Celâdettin Bey: Avukat, çapkın. Serbest Fırka'nın kurucularından; İstanbul İl Teşkilâtı Başkanı. Kadir'in staj yaptığı büronun sahibi.
BOZKIRDAKİ ÇEKİRDEK
Halim Akın: Keşiş Düzü'nde kurulacak Dumanlı Boğaz Köy Enstitüsü'nün müdürü. Aslında uçurumun kenarından dönmüş.
Nuri Çevik: El işi öğretmeni. Aklı da sağduyusu da yerinde.
Emine Güleç: Müteahhit kızı. Tezini yazma peşinde. Anadolu gerçeğiyle yüzleşmeye hazır olduğunu sanıyor.
Cemal Avşar: Beden eğitimi öğretmeni, yakışıklı.
Zeynel Ağa: Ağa işte, daha da ne...
Durali: Maşşallah ateş gibi, cesur, akıllı, ahlâklı; daha on yaşında ama adam olacak çocuk.
Cinci Nezir: Rezil.
Esef Çakır: Aslanım benim...
Bekir Ozan: İnsanın içini ısıtacak kadar çalışkan, vicdanlı ve akıllı.
Çöllo: Cins bir av köpeği.
Yıldız Ulak: Saati var, babası köyün ileri gelenlerinden. Anası esdüdüye gitmesini istemiyor; malsa mal, namsa nam...
Şefik Ertem: Millî Eğitim müfettişi. Alaycı bir karamsarlığı var. Haklı çıkacağını maalesef biliyoruz.
Kara Derviş: Zeynel Ağa'nın değirmeninde oturuyor. Hem değirmeni işletiyor, hem ağanın tarlasında kenevir yetiştirip ağayı da kendini de ihya ediyor.
Cehennem Topçu Yüzbaşı Cemil: İttihat ve Terakkî üyelerinden. Balkanlarda pek çok cemiyet faaliyetine, arkasından Birinci Dünya Savaşı'na katılmış. Mütareke yıllarını teyzesinin evinde, teyzesi, teyzesinin dul kalmış kızı ve yeğeni Enver'le geçirirken Millî Mücadele'ye katılır.
Neriman: Cemil'in teyze kızı; Enver'in annesi. İttihat ve Terakkî'nin aktif üyelerinden biri olan kocasının ölümü üzerine dul kalmıştır. Evde kalan kuzeni Yüzbaşı Cemil'e, Cemil Abi, der; ve fakat Cemil Abi'siyle evlenir.
Kör Şaban: Canım o benim.
Savaştayken köyüne öldü diye haberi gider. Bir gün çıkar köyüne gelir, tek gözünü kaybetmiştir ama hayattadır. Köyün hancısı alıkoyar, evine gitmesini geciktirir. Sonunda karısı haber gönderir, kör koca istemem, demektedir.
ESİR ŞEHRİN İNSANLARI
HÜR ŞEHRİN MAHPUSU
YOL AYRIMI
(Üçleme)
Kâmil Bey: Emre Kınay'la hiç ilgisi olmayan bir adam; iri, ama kibar, iyi eğitimli, resimden iyi anlıyor ve çok iyi resim yapıyor. Attığını vuruyor ve zamanında boks yapmış. Çok uzun yıllar yurt dışında kaldığından, aklı feci derecede karışık. Karısı Nermin, kızı Ayşe.
Nermin: Kâmil Bey'in karısı, Ayşe'nin annesi. Feci güzel ve donuk. Aptal değil ama anlamamakta direnmek gibi bir savunma mekanizması geliştirmiş. Babası bütün aileyi refah içinde yaşatırken, bir gün ölüsünü kapıya getirirler; kumar borcu yüzünden tüm mala-mülke de el konmuştur. Nermin'in karakterini bu olay belirlemiştir.
Ayşe: Kâmil ve Nermin'in kızı. Ailede Millî Mücadele'ye katılmış biri olduğunu öğrenince dizlerinin bağı çözülür.
Sabriye: Nermin'in halasının kızı. Kâmil'e göz koyar ama yüz bulamaz.
Nedime Hanım: Karadayı dergisini çıkarmak, kocası İhsan hapse girdikten sonra ona kalmıştır.
İhsan: Nedime'nin kocası. Kâmil Bey ve Ahmet'in okuldan arkadaşı.
Ahmet: Bildiğimiz tabansız insan.
Niyazi Abi: Bildiğimiz hain.
Arif Bey: Kâmil Bey'in hapisane arkadaşlarından. İttihatçı, asker; sağlam adam. Kızı Zeynep evlâtlık.
Nuh Bey: Soyu tükenmiş biri; salaklık derecesinde ama kesinlikle samimiyetle, iyiniyetli.
Ramiz Efendi: Öğrentmen. Bildiğimiz iyi ve çalışkan insan. Çok iyi ve çok çalışkan insan.
Fatma: Aaah, Discordia... Ramiz Efendi'nin karısı. İçim yanıyor içim...
Kadir: Ramiz ile Fatma'nın oğlu. Avukat çıkar. Görsem de bir yerde evire çevire dövsem.
Murat: Gazeteci. Annesi öldükten sonra Fatma Hanım büyütmüş. Fakir ama onurlu bir genç.
Celâdettin Bey: Avukat, çapkın. Serbest Fırka'nın kurucularından; İstanbul İl Teşkilâtı Başkanı. Kadir'in staj yaptığı büronun sahibi.
BOZKIRDAKİ ÇEKİRDEK
Halim Akın: Keşiş Düzü'nde kurulacak Dumanlı Boğaz Köy Enstitüsü'nün müdürü. Aslında uçurumun kenarından dönmüş.
Nuri Çevik: El işi öğretmeni. Aklı da sağduyusu da yerinde.
Emine Güleç: Müteahhit kızı. Tezini yazma peşinde. Anadolu gerçeğiyle yüzleşmeye hazır olduğunu sanıyor.
Cemal Avşar: Beden eğitimi öğretmeni, yakışıklı.
Zeynel Ağa: Ağa işte, daha da ne...
Durali: Maşşallah ateş gibi, cesur, akıllı, ahlâklı; daha on yaşında ama adam olacak çocuk.
Cinci Nezir: Rezil.
Esef Çakır: Aslanım benim...
Bekir Ozan: İnsanın içini ısıtacak kadar çalışkan, vicdanlı ve akıllı.
Çöllo: Cins bir av köpeği.
Yıldız Ulak: Saati var, babası köyün ileri gelenlerinden. Anası esdüdüye gitmesini istemiyor; malsa mal, namsa nam...
Şefik Ertem: Millî Eğitim müfettişi. Alaycı bir karamsarlığı var. Haklı çıkacağını maalesef biliyoruz.
Kara Derviş: Zeynel Ağa'nın değirmeninde oturuyor. Hem değirmeni işletiyor, hem ağanın tarlasında kenevir yetiştirip ağayı da kendini de ihya ediyor.
18 Mart 2009 Çarşamba
Bugün Neler Oldu
Pek bir şey olmadı. Pek bir şey olmaması, yaş ilerledikçe, takıntılı bir şekilde şükredilecek bir şeymiş gibi algılanıyor. Yaşın ilerlemesi, gece alınan yol gibidir...
Bohemund, evlilik dışı bir çocuk ve babasının mirasından mahrum edildiği için, Papa II. Urbanus'un Haçlı Seferberliği çağrısına koşarak gitmiş. Babadan bir şey göremedik, bari dişimizle-tırnağımızla kazanalım, demiş. Papadan yardım çağrısı dilenen Aleksios I. Komnenos, bu çağrısından çoook pişman olacaktır, çoook... Anadolu'ya göçen Türkmenler ve Türkmenler nedeniyle Ağrı civarlarından Kilikya'ya taşınan Ermeniler, Aleksios'u telâşlandırmıştır ama Batılıların barbarlığı, ileride Bizans İmparatoru'nun başını ağrıtacak ve hattâ midesini bulandıracaktır.
Bozkırdaki Çekirdek, adı üstünde, bozkırdaki çekirdek. Sene 1943; İkinci Dünya Savaşı. Hasan Âli Yücel Millî Eğitim Bakanı, İsmail Hakkı Tonguç İlköğretim Müdürü, Başbakan da Şükrü Saraçoğlu'dur. Olaylar gelişir.
Biber ve kabak dolmasına karşın, dünden kalan ve pek de beğenilmeyen piza, alıcı buldu. Kabak, dolma formuyla göz doldurdu. Közlenip sirkeye yatırılmış biberlere rahat verilmedi.
Avrupa Yakası'na kan gelmiş; Müşfik Kenter ve Gönül Ülkü Özcan'ı kadroda görmek umut verici. Zira dizi, Dilber Hala, Burhan ve Şahika'yla gitmiyor, ama kimse bunu görmüyor.
Uğur Civelek Nuriye Akman'da. Dili çok sivri, tavrı çok acımasız. İnsan haksız olmasını diliyor. "Sen karanlığa bakarsan, karanlık da sana bakar."
Bohemund, evlilik dışı bir çocuk ve babasının mirasından mahrum edildiği için, Papa II. Urbanus'un Haçlı Seferberliği çağrısına koşarak gitmiş. Babadan bir şey göremedik, bari dişimizle-tırnağımızla kazanalım, demiş. Papadan yardım çağrısı dilenen Aleksios I. Komnenos, bu çağrısından çoook pişman olacaktır, çoook... Anadolu'ya göçen Türkmenler ve Türkmenler nedeniyle Ağrı civarlarından Kilikya'ya taşınan Ermeniler, Aleksios'u telâşlandırmıştır ama Batılıların barbarlığı, ileride Bizans İmparatoru'nun başını ağrıtacak ve hattâ midesini bulandıracaktır.
Bozkırdaki Çekirdek, adı üstünde, bozkırdaki çekirdek. Sene 1943; İkinci Dünya Savaşı. Hasan Âli Yücel Millî Eğitim Bakanı, İsmail Hakkı Tonguç İlköğretim Müdürü, Başbakan da Şükrü Saraçoğlu'dur. Olaylar gelişir.
Biber ve kabak dolmasına karşın, dünden kalan ve pek de beğenilmeyen piza, alıcı buldu. Kabak, dolma formuyla göz doldurdu. Közlenip sirkeye yatırılmış biberlere rahat verilmedi.
Avrupa Yakası'na kan gelmiş; Müşfik Kenter ve Gönül Ülkü Özcan'ı kadroda görmek umut verici. Zira dizi, Dilber Hala, Burhan ve Şahika'yla gitmiyor, ama kimse bunu görmüyor.
Uğur Civelek Nuriye Akman'da. Dili çok sivri, tavrı çok acımasız. İnsan haksız olmasını diliyor. "Sen karanlığa bakarsan, karanlık da sana bakar."
Gerçekten de Gelecek Gece Alınan Yol Gibi Olabilir mi
Judgment Day'in Türkçe seslendirmesinde, Sarah Connor, "gelecek, gece alınan yol gibidir", der. Aslı şöyledir:
"The future, always so clear to me, has become like a black highway at night."
Fena bir çeviri değildir. Hattâ Türkçe çeviri, İngilizce aslından daha anlamlı, daha şiirsel ve daha düşündürücü sayılabilir. Daha düşündürücüdür, zira ilk duyuşta, hiçbir şey ifade etmez:
- Gelecek gece alınan yol gibidir.
- Ohollldu.
Ben de kabullenmekte çok zorlandım ama korkarım gerçekten de gelecek, gece alınan yol gibi olabilir. Öte yandan, gündüz gözüyle alınan yol gibi olmadığına kalıbımı basarım.
* Fazla uzağı göremezsiniz.
* Görebildiğiniz kadarının bile geçekliğinden emin olamazsınız.
* Gördüğünüz şey, gördüğünüz şey demek değildir.
"The future, always so clear to me, has become like a black highway at night."
Fena bir çeviri değildir. Hattâ Türkçe çeviri, İngilizce aslından daha anlamlı, daha şiirsel ve daha düşündürücü sayılabilir. Daha düşündürücüdür, zira ilk duyuşta, hiçbir şey ifade etmez:
- Gelecek gece alınan yol gibidir.
- Ohollldu.
Ben de kabullenmekte çok zorlandım ama korkarım gerçekten de gelecek, gece alınan yol gibi olabilir. Öte yandan, gündüz gözüyle alınan yol gibi olmadığına kalıbımı basarım.
* Fazla uzağı göremezsiniz.
* Görebildiğiniz kadarının bile geçekliğinden emin olamazsınız.
* Gördüğünüz şey, gördüğünüz şey demek değildir.
* Yol çizgilerinin dışında neler döndüğünü tahmin bile edemezsiniz.
* Bir tek kendinizin yolda olduğunuzu sanırsınız.
* Bütün dünyanın bir tek bu yoldan ibaret olduğunu sanırsınız.
Şöyle Bir Adam Olamadık ki...
MY QUEEN
MY LIFE
MY WIFE
Şöyle bir adam olamadık ki bir işe yarayalım. İnsan hayatı, memleketini, karısını böyle sevmedikçe hiçbir işe yaramaz, benden söylemesi. Fakat korkarım Zack Snyder'ın buradaki dehâsı, neyi anlatacağını iyi seçmiş olmakla sınırlı. Çetin Altan, "ne anlattığın, nasıl anlattığını belirler", demişti (Kalk Borusu zamanlarında Tınaz Titiz'le konuşurken söylediği şeylerden biridir). Snyder, Frank Miller'ın 'aynı adlı' çizgi romanını uyarlamaya karar vererek, hem kendi hayatını hem de seyircilerin hayatını tam on ikiden vuran bir seçim yapmış.
Fesatlık etmemek için Watchmen soytarılığından söz etmemek gerektiğini düşünüyorum. Bilmem yanılıyor muyum...
MY LIFE
MY WIFE
Şöyle bir adam olamadık ki bir işe yarayalım. İnsan hayatı, memleketini, karısını böyle sevmedikçe hiçbir işe yaramaz, benden söylemesi. Fakat korkarım Zack Snyder'ın buradaki dehâsı, neyi anlatacağını iyi seçmiş olmakla sınırlı. Çetin Altan, "ne anlattığın, nasıl anlattığını belirler", demişti (Kalk Borusu zamanlarında Tınaz Titiz'le konuşurken söylediği şeylerden biridir). Snyder, Frank Miller'ın 'aynı adlı' çizgi romanını uyarlamaya karar vererek, hem kendi hayatını hem de seyircilerin hayatını tam on ikiden vuran bir seçim yapmış.
Fesatlık etmemek için Watchmen soytarılığından söz etmemek gerektiğini düşünüyorum. Bilmem yanılıyor muyum...
Etiketler:
300,
300 the movie,
Çetin Altan,
Frank Miller,
Kalk Borusu,
Tınaz Titiz,
Watchmen,
Zack Snyder
Hadi Hayırlısı
Günlük tutmak, desteklenen bir davranıştır. Ebeveynler çocuklarına güzel defteler ve kalemler hediye ederek günlük tutmaları için yüreklendirirler; benimkiler öyle yapmıştı. Kırmızı kapaklı, sayfalarının kenarı altın yaldızlı kalın bir ajanda ve hep çok meraklı olduğum çeşit çeşit kalemler, ne yazık ki beni bir günlük yazma müptelâsı kılmadı. İki-üç senede bir, yeni baştan denediysem de, günlük tutamadım. Bir yerde, bir şekilde, ipin ucunu kaçırıyordum. Samimiyetsiz oluyordum. Uyduruyordum. Sanki ajanlar defterimin peşindeymiş gibi şifrelerle hokkabazlık yapıyordum. Üşeniyordum. Baştan savıyordum. Yazacak bir şey bulamıyordum. Günlük tutmaktan hiçbir zaman hoşlanmadım.
Bu hikâyenin, "aradan yıllar geçti; ben, yaşadıklarımın ve bunları yazabilecek şekilde aklımda belirginleştirmenin değerini anladım ve günlük tutmaya başladım", gibi bir mutlu sonu yok. Ben halâ günlük tutmayı çok saçma buluyorum. Çok üşeniyorum. Ve yazdıklarımı bir daha okumayacağımı da adım gibi biliyorum.
Bu hikâyenin, "aradan yıllar geçti; ben, yaşadıklarımın ve bunları yazabilecek şekilde aklımda belirginleştirmenin değerini anladım ve günlük tutmaya başladım", gibi bir mutlu sonu yok. Ben halâ günlük tutmayı çok saçma buluyorum. Çok üşeniyorum. Ve yazdıklarımı bir daha okumayacağımı da adım gibi biliyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
















